Mustafa Batıbeniz’in yeni sergisi Post-Colonial Humanoids, sömürgecilik sonrası Kıbrıs’ın çok katmanlı hafızasından beslenerek alternatif bir evrende var olan insansı figürleri bir araya getiriyor. Sinema, mimari ve modadan ilham alan bu hibrit varlıklar; mutasyona uğramış bedenleri, mimariyle bütünleşen formları ve liminal varoluşlarıyla post-insan bir geleceğin olasılıklarını araştırıyor.
Hiperreal, sürreal ve çocuksu mekânsallıkların iç içe geçtiği bu kurgu, Freud’un “tekinsiz” (Unheimlich) kavramını ve Turner’ın “liminalite” düşüncesini çağrıştıran retro-fütüristik bir atmosfer yaratıyor. Makine, ev ve insan arketiplerinin birleştiği bu dünyada izleyici; nostaljik, rahatsız edici ve aynı anda büyüleyici bir estetikle karşılaşıyor.
Sergi, Kıbrıs’ın tarihsel katmanlarını küresel bir post-modern mitolojiye dönüştürerek kimlik, beden ve hafıza üzerine yeni bir bakış açısı sunuyor.
Hiperreal, sürreal ve çocuksu mekânsallıkların iç içe geçtiği bu kurgu, Freud’un “tekinsiz” (Unheimlich) kavramını ve Turner’ın “liminalite” düşüncesini çağrıştıran retro-fütüristik bir atmosfer yaratıyor. Makine, ev ve insan arketiplerinin birleştiği bu dünyada izleyici; nostaljik, rahatsız edici ve aynı anda büyüleyici bir estetikle karşılaşıyor.
Sergi, Kıbrıs’ın tarihsel katmanlarını küresel bir post-modern mitolojiye dönüştürerek kimlik, beden ve hafıza üzerine yeni bir bakış açısı sunuyor.

