Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi ve Lefkoşa Belediye Tiyatrosu Semineri Gerçekleştirildi

Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi Sahne Sanatları Fakültesi Oyunculuk Bölümü bünyesinde, Deneyimlerin Paylaşımı dersi kapsamında düzenlenen “Kıbrıs Türk Tiyatro Hareketi ve Lefkoşa Belediye Tiyatrosu” başlıklı seminer, 15 Ocak 2026 Perşembe günü BA SIN03’te gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Öğr. Gör. Şafak Ersözlü’nün üstlendiği seminerde tiyatro yazarı, yönetmen ve oyuncu Yaşar Ersoy, Kıbrıs Türk tiyatrosunun tarihsel gelişimini toplumsal ve siyasal bağlamlarıyla birlikte ele aldı. Seminer, Ersoy’un 15 Ocak tarihinin Nazım Hikmet’in doğum günü olduğuna dikkat çekmesiyle başladı. Nazım Hikmet’in toplumcu sanat anlayışına vurgu yapan Ersoy, bu yaklaşımın Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nun kuruluş felsefesiyle de örtüştüğünü belirterek, “Toplumcu sanat bir sanat biçimi değil; bir duruş, bir kavrayıştır” ifadelerini kullandı. Konuşmanın ilerleyen bölümünde Kıbrıs Türk tiyatrosunun Osmanlı döneminden başlayarak İngiliz sömürge dönemi, Cumhuriyet sonrası gelişmeler ve 1950’lerden itibaren yaşanan siyasal kırılmalarla nasıl şekillendiği tarihsel örnekler ve anekdotlar eşliğinde aktarıldı. Ersoy, tiyatronun yalnızca estetik bir alan olmadığını vurgulayarak, “Tiyatro bir üstyapı kurumudur; yaşadığı çağın siyasal, ekonomik ve toplumsal koşullarından bağımsız düşünülemez” dedi. Kıbrıs’ta tiyatronun kolektif üretim pratikleriyle geliştiğini belirten Ersoy, spor kulüpleri, dernekler ve sendikalar bünyesinde yürütülen tiyatro faaliyetlerinin, tiyatronun kamusal alandaki etkisini artırdığını ifade etti. Bu süreçte tiyatronun bir iletişim aracı olarak kullanıldığını söyleyen Ersoy, “Tiyatro, Antik Yunan’dan bu yana topluma bir şey söylemenin yollarından biridir” sözleriyle tiyatronun kamusal işlevine dikkat çekti. Seminerin ikinci bölümünde Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nun kuruluş süreci ve temel ilkeleri ele alındı. 1980 yılında, “düşlenen hayatın yasalarıyla tiyatro yapmak” fikrinden yola çıkılarak kurulan tiyatronun, siyasetin ve bürokrasinin müdahalesinden bağımsız bir sanat anlayışı geliştirmeyi hedeflediğini belirten Ersoy, Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nun toplumla kurduğu güçlü bağ sayesinde sürdürülebilirliğini koruduğunu ifade etti. Ersoy, tiyatronun ancak seyirciyle birlikte var olabileceğini vurgulayarak, “Oyuncu ve seyirci olmadan tiyatro olmaz; tiyatro bu iki unsurun birlikte var olduğu bir sanattır” dedi. Soru-cevap bölümüyle devam eden seminerde öğrenciler, sansür, otosansür, kurum tiyatroları ve sanat–siyaset ilişkisi üzerine sorular yöneltti. Ersoy, öğrencilere soru sormanın önemini vurgulayarak, “Ezbere gitmeyin; soru sorun, olayı deşin” çağrısında bulundu. Seminer, tiyatronun bir mücadele ve sorumluluk alanı olduğuna dair yapılan değerlendirmelerle sona erdi.