Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi (ARUCAD) Oyunculuk Bölümü tarafından düzenlenen “Ses, Hareket ve Kolektif Yaratım: Soundpainting’in Ötesi” başlıklı web semineri, 14 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleştirildi.
Küratör, kültür profesyoneli ve dansçı Burcu Yılmaz Deniz’in konuşmacı olarak yer aldığı seminerde, soundpainting yaklaşımı üzerinden ses, hareket ve kolektif yaratım arasındaki ilişki ele alındı. Oturum boyunca disiplinlerarası performans üretimi, doğaçlama yöntemleri ve birlikte yaratım süreçleri üzerine kapsamlı paylaşımlar gerçekleştirildi.
Seminerde soundpainting’in yalnızca bir işaret dili değil, aynı zamanda farklı sanat disiplinlerini bir araya getiren kolektif bir yaratım aracı olduğu vurgulandı. Katılımcılar; ses, hareket, ritim ve doğaçlama arasındaki ilişkileri uygulamalı örnekler üzerinden inceleme fırsatı buldu. Soundpainting’in müzik, dans, oyunculuk ve performans sanatları arasında hiyerarşik olmayan bir üretim alanı sunduğu ifade edildi.
Etkinlik süresince Burcu Yılmaz Deniz, Fransa’da katıldığı soundpainting çalışmaları ve uluslararası deneyimlerinden örnekler paylaşarak, bu yaklaşımın kolektif üretim, yaratıcılık ve pedagojik süreçlerde nasıl kullanılabileceğine dair değerlendirmelerde bulundu. Ayrıca çocuklarla yürüttüğü yaratıcı atölyelerden örnekler aktararak soundpainting’in eğitim alanındaki potansiyeline de değindi.
Seminer kapsamında katılımcılarla birlikte çeşitli ses ve hareket egzersizleri uygulanırken, doğaçlama üretim süreçleri çevrim içi ortamda deneyimlendi. Etkinlik, soru-cevap bölümüyle sona erdi.
Küratör, kültür profesyoneli ve dansçı Burcu Yılmaz Deniz’in konuşmacı olarak yer aldığı seminerde, soundpainting yaklaşımı üzerinden ses, hareket ve kolektif yaratım arasındaki ilişki ele alındı. Oturum boyunca disiplinlerarası performans üretimi, doğaçlama yöntemleri ve birlikte yaratım süreçleri üzerine kapsamlı paylaşımlar gerçekleştirildi.
Seminerde soundpainting’in yalnızca bir işaret dili değil, aynı zamanda farklı sanat disiplinlerini bir araya getiren kolektif bir yaratım aracı olduğu vurgulandı. Katılımcılar; ses, hareket, ritim ve doğaçlama arasındaki ilişkileri uygulamalı örnekler üzerinden inceleme fırsatı buldu. Soundpainting’in müzik, dans, oyunculuk ve performans sanatları arasında hiyerarşik olmayan bir üretim alanı sunduğu ifade edildi.
Etkinlik süresince Burcu Yılmaz Deniz, Fransa’da katıldığı soundpainting çalışmaları ve uluslararası deneyimlerinden örnekler paylaşarak, bu yaklaşımın kolektif üretim, yaratıcılık ve pedagojik süreçlerde nasıl kullanılabileceğine dair değerlendirmelerde bulundu. Ayrıca çocuklarla yürüttüğü yaratıcı atölyelerden örnekler aktararak soundpainting’in eğitim alanındaki potansiyeline de değindi.
Seminer kapsamında katılımcılarla birlikte çeşitli ses ve hareket egzersizleri uygulanırken, doğaçlama üretim süreçleri çevrim içi ortamda deneyimlendi. Etkinlik, soru-cevap bölümüyle sona erdi.