Quo Vadis? Teknoloji ve Göstergebilim başlıklı, göstergebilim yüksek lisans dersi kolokyumu 15 Haziran 2026 tarihinde saat 17.30’da Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Kolokyumda, derse kayıtlı yüksek lisans öğrencileri tarafından sunulan beş bildiri yer aldı. Her biri, teknoloji ve insan ilişkilerini göstergebilim perspektifinden ele aldı.
Mehmet Polat Ürkmez’in “Why Do Films Change? Representation, Technology, and the Semiosphere” başlıklı ilk sunumu, Woke kültürünü ve Woke kültürünün film endüstrisinde bir gösterge olarak nasıl okunabileceğini analiz etti. Grace Murenje, “The Semiotics of Smart Audio: How Technology Constructs Trust Through Artificial Voice Characters” başlıklı sunumunda, akıllı ses teknolojisinin yalnızca teknolojik bir gelişme olmadığını, aynı zamanda neye ve neden güvendiğimize ilişkin bir gösterge olduğunu ele aldı. Kelvin Tapiwa Tsoka’nın “Artificial Intelligence as an Apocalyptic Sign: A Semiotic Analysis of Contemporary Christian Interpretations of Revelation” başlıklı üçüncü sunumu, bazı Hristiyan yorumlarına göre yapay zekânın neden ve nasıl apokaliptik bir işaret olarak değerlendirildiğini açıkladı. Danish Charles Darnell Craig, “The Body and the City as Interconnected Signs and Interfaces in the Digital Age” başlıklı sunumunda dijitalleşme ile çağdaş yaşam arasındaki ilişkiye değindi. Arina Subbotina ise “From Human Communication to AI Communication: How Artificial Intelligence Changes Meaning-Making in the Digital Age” başlıklı bildirisinde, yapay zekâ kullanımının anlam üretme süreçlerini değiştirip değiştirmediğini tartıştı.
Genel olarak sunumlar, teknoloji, anlam üretimi ve insan deneyimi arasındaki ilişkiye dair çeşitli bakış açıları sundu.
Mehmet Polat Ürkmez’in “Why Do Films Change? Representation, Technology, and the Semiosphere” başlıklı ilk sunumu, Woke kültürünü ve Woke kültürünün film endüstrisinde bir gösterge olarak nasıl okunabileceğini analiz etti. Grace Murenje, “The Semiotics of Smart Audio: How Technology Constructs Trust Through Artificial Voice Characters” başlıklı sunumunda, akıllı ses teknolojisinin yalnızca teknolojik bir gelişme olmadığını, aynı zamanda neye ve neden güvendiğimize ilişkin bir gösterge olduğunu ele aldı. Kelvin Tapiwa Tsoka’nın “Artificial Intelligence as an Apocalyptic Sign: A Semiotic Analysis of Contemporary Christian Interpretations of Revelation” başlıklı üçüncü sunumu, bazı Hristiyan yorumlarına göre yapay zekânın neden ve nasıl apokaliptik bir işaret olarak değerlendirildiğini açıkladı. Danish Charles Darnell Craig, “The Body and the City as Interconnected Signs and Interfaces in the Digital Age” başlıklı sunumunda dijitalleşme ile çağdaş yaşam arasındaki ilişkiye değindi. Arina Subbotina ise “From Human Communication to AI Communication: How Artificial Intelligence Changes Meaning-Making in the Digital Age” başlıklı bildirisinde, yapay zekâ kullanımının anlam üretme süreçlerini değiştirip değiştirmediğini tartıştı.
Genel olarak sunumlar, teknoloji, anlam üretimi ve insan deneyimi arasındaki ilişkiye dair çeşitli bakış açıları sundu.





